İskilip Gazetesi | Çorum | AVC


Haberler


Kurbanla İlgili Dinî Hükümler


Sözlükte “yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey” anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurbanın başlıca, udhiye kurbanı (kurban bayramında kesilen kurban), adak kurbanı, akika kurbanı ve hac ile ilgili olarak kesilen hedy kurbanları gibi çeşitleri vardır. Dinen aranan şartları taşıyan kimselerin kurban kesmeleri Hanefî mezhebinde ağırlıklı görüşe göre vaciptir. Hanefîler, Kur’an’da Hz. Peygamber’e hitaben “Rabbin için namaz kıl, kurban kes” (el-Kevser, 108/2) buyrulmasının ümmeti de kapsadığı ve gereklilik bildirdiği görüşündedir. Ayrıca Hz. Peygamber’in birçok hadisinde hali vakti yerinde olanların kurban kesmesi emredilmiş veya tavsiye edilmiş, hatta “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın”1, “Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vâciptir”2 gibi ifadelerle bu gereklilik önemle vurgulanmıştır. Öte yandan kurban kesmeyi Hz. Peygamber hiç terk etmemiştir.

Kimler Kurban Kesmekle Yükümlüdür?

Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına (nisap) sahip ve yolcu olmayan Müslüman’ın yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 20 miskal (80.18 gr) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir, dolayısıyla Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedâkarlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir. Kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, bir veya iki boynuzu kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz.

Hangi Hayvanlar Kurban Olarak Kesilir? Bu Hayvanlar Hangi Nitelikleri Taşımalıdır?

Sığır cinsi büyükbaş hayvanların kurban edilebilmesi için, en az iki kameri yaşlarını bitirmeleri gerekir. İki yaşını bitirdikleri kesin olarak bilinen büyükbaş hayvanların kapak atmamaları kurban olmalarına engel olmaz. Yine kapak attığı halde iki yaşını doldurmamış olurlarsa kurban olarak kesilemezler. Ancak doğumu kesin olarak bilinmeyen büyükbaş hayvanlar için kapak atma, bir ölçü olarak kabul edilebilir. Koyun ve keçi cinsinden hayvanlar bir yaşını doldurduktan sonra kurban edilebilir. Ancak altı ayını tamamlayan koyun bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olursa kurban edilebilir. Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, bir veya iki boynuzu kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.

Kurban Ne Zaman Kesilir?

Kurban (udhiye), eyyâm-ı nahr (kurban kesme günleri) denilen Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri (kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günleri) kesilir. Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde namaz kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise ikinci fecrin doğumundan sonra başlar; Zilhiccenin on ikinci günü (bayramın üçüncü günü) güneş batıncaya kadar devam eder. Bu geçen süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüz vakti kesilmesi daha uygundur. Diğer kurbanlarda (adak, akika, vb.) ise herhangi bir vakit söz konusu değildir.

Vekâletle Kurban Kestirilebilir mi?

Kurbanı, kişi kendisi kesebileceği gibi, vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; bu ibadetlerde ise vekâlet caizdir. Vekâlet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde birisine vekâlet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekâlet verebilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile verilebilir.

Kesim İşlemi Nasıl Yapılmalıdır?

Kurban edilecek hayvanın, kurban olma şartlarını taşıması, veteriner kontrolünden geçmesi son derece önemlidir. Kurban edilecek hayvanlar, eziyet edilmeden ve incitilmeden kesim yerine götürülmelidir. Kurban edilecek hayvan, kıbleye karşı yatırılıp ehil bir kimse tarafından kesilmeli, kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmeli, hayvana acı çektirilmemeli ve kanının iyice akması sağlanmalı, bu arada çevre temizliği ve hijyen için gerekli tedbirler alınmalıdır. Daha çabuk ve daha hesaplı olsun diyerek ibadet ruhuna yakışmayan görüntülere yol açılmamalıdır. Mümkünse kişi kendisi de kurbanı kesilirken hazır bulunmalıdır. Kurban kesmeye başlamadan önce tekbir getirilmelidir. “Allahü ekber, Allahü ekber, lâ ilâhe illallahü vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahilhamd.” Sonra “Bismillâhi Allahü ekber” diyerek kurban kesilmelidir. Kurbanı kesen kimse hayvana eziyet vermemeye dikkat etmeli, bıçağı hayvana göstermemeli ve keskin bıçak kullanmalıdır. Sağ eliyle tuttuğu bıçakla hayvanı keserken “Bismillâhi Allahü ekber” der. Kurbanı vekilin kesmesi halinde kurban sahibi de besmeleye iştirak eder.

Kurban kesmenin rüknü, kurbanlık hayvanın kanını akıtmaktır. Kesim işlemi boğazın iki tarafındaki şah damarları, nefes ve yemek borusu kesilerek yapılır ve hayvanın kanının iyice akmasını temin için bir süre beklenir. Kesim esnasında esas olan hayvana en az acı verecek yöntemleri uygulamaktır. Bu işlemler maliyetli ve zamana ihtiyaç duysa da bunlardan kaçınmamalı, yapılan her işlemin ibadetimizin bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Bu amaçla kurbanlık hayvanı önce şoka sokmak (bayıltmak), sonra kesmek de uygundur; çünkü şoka giren hayvan ölmez, hayatı devam eder.

Kurban Eti Nasıl Değerlendirilmelidir?

İslâm âlimlerinin çoğunluğu kurban etinin üç eşit parçaya bölünüp bir parçasının kurban sahibi ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler tarafından tüketilmesini, ikinci parçanın zengin bile olsalar eş, dost ve akrabaya hediye veya ikram edilmesini, üçüncü parçanın ise kurban kesemeyen ihtiyaç sahibi kimselere dağıtılmasını tavsiye ederler. Kişinin bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin kalabalık olması veya ihtiyaçlarının bulunması halinde kurban etinin kimseye dağıtılmadan evde tüketilmesinde de bir sakınca görülmemiştir. Bu konuda kesin bir sınır yoktur. Kurban sahibinin kurban etinden hem yemesi ve ikram etmesi hem de dağıtması esastır. Bunun ölçü ve şeklini her mükellef kendi konum ve imkânını, başkalarının durum ve imkânını ayrı ayrı gözden geçirerek bizzat belirlemeli ve bu konuda ibadet anlayışıyla hareket etmelidir.

Kurban Derisi Nasıl Değerlendirilmelidir?

Kurbanın derisi, ihtiyaç sahiplerine veya hayır kurumlarına verilmelidir. Hz. Peygamber, veda haccında Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunların derileri ile sırtlarındaki çullarını sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir. (Müslim, Hac, 348) Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi uygun değildir.

 

 

 

 

 

 

 

KURBANLA İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR

 

1. Kurban kestikten sonra namaz kılmak gerekir mi?

Esas olarak kurban namazı diye bir namaz yoktur. Bu namazın dinî bir gereklilik

olduğu inancı veya kanaati yanlıştır. Ancak kişi nafile namaz kılınması mekruh

olmayan bir vakitte, sebepli veya sebepsiz dilediği kadar nafile namaz kılabilir. Kurban

kesen kişi de böyle bir ibadeti yapma imkânına kavuştuğu için Allah’ın verdiği nimete

şükür olarak iki rekât nafile namaz kılabilir.

2. Bir hayvanın yenilmeyecek yerleri nerelerdir? Bu organların ne yapılması

gerekir

Etlerinin yenmesi helal olan hayvanların, -ister kurban olarak ister başka bir amaçla

kesilmiş olsun- kanları, ödleri, bezeleri, idrar torbaları, cinsel organları ve husyelerini

(yumurtalarını) yemek tahrîmen mekruhtur (İbn Nüceym, el-Bahr, VIII, 553; el-

Fetâva’l-Hindiyye, VI, 495).

3. Kesilen kurbanın kanından alna sürülmesi dinimizde var mıdır?

Kesilen kurbanın kanının alına sürülmesinin dinle hiçbir ilgisi yoktur. Güvenilir

kaynakların hiçbirinde böyle bir bilgi mevcut değildir. Halkımız arasında yaygın olan

bu uygulamanın başka kültürlerden girdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla terk edilmesi

gerekir.

4. Kişi beslediği ve kurban olarak kesmeyi kararlaştırdığı bir hayvanın

sütünden veya gücünden yararlanabilir mi?

Bir kimse, kendi evinde besleyip büyüttüğü bir hayvanı, kurban olarak keseceğine

karar verse; bu hayvanın gücünden veya dişi ise sütünden yararlanabilir. Fakat kurban

olarak alınan bir hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yününden yararlanmak uygun

değildir. Çünkü bu durumda hayvan satın alınmasından itibaren kurbanlık olarak

belirlenmiş olmaktadır. Şayet böyle bir hayvandan yararlanılmışsa, yararlanma bedeli

sadaka olarak verilmelidir (el-Fetâva’l-Hindiyye, V, 371; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr,

IX, 475-476).

5. Hacca giden kişinin hacla ilgili kurbanları memleketinde kesilebilir mi?

Temettu veya kırana niyet eden hacılar, Cenab-ı Hak, kendilerine aynı mevsimde

hac ve umreyi nasip ettiği için, şükür olarak kesecekleri hayvanları Harem dâhilinde

kesmeleri gerekir (Bakara, 2/196; Mâide, 5/95). Bu kurbanın, kurban bayramında

kesilen udhiyye kurbanı ile ilgisi olmadığından dolayı, Harem bölgesi dışında kesilmesi

geçerli değildir (Merğînânî, el-Hidâye, II, 493).

6. Bir özür sebebiyle vaktinde kesilemeyen kurbanların fakir ve zengin için

hükmü nedir?

Kurban kesme niyetiyle hayvan almış, fakat kurban bayramı günlerinde kurbanı

kesememiş fakir kimse, bu hayvanı canlı olarak tasadduk eder. Bayram günlerinde

kurban kesemeyen zengin kimsenin ise, kurbanlık satın alıp almadığı dikkate

alınmaksızın bir kurbanlık hayvanın kıymetini yoksullara sadaka olarak vermesi

gerekir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 156).

7. Abdestsiz olarak kurban kesilebilir mi?

Kurban kesen kişinin abdestli olması şart olmamakla birlikte kurban bir kurbet

(Allah’a yakınlaşma aracı) olduğu için kesenin abdestli olması daha faziletlidir.

8. Bir kimsenin, oğlunun veya bir başkasının bağışladığı para ile kurban alıp

kesmesi durumunda bu, kurban sayılır mı?

Oğlu veya başkası tarafından kendisine bağış yapılan kimse bu paranın sahibidir.

Bağışlanan bu parayı dilediği gibi harcayabilir. İster başka ihtiyaçları için sarf eder,

isterse kurbanlık alıp kesebilir. Kesilen bu hayvan, kurban yerine geçer

(İbn Âbidîn,Reddü’l-muhtâr, IX, 452-454).

9. Kurbanlık olarak satın alınan hayvana, daha sonra başkaları ortak

edilebilir mi?

Kurban kesmek isteyen kişiler, büyükbaş hayvanlara yedi kişiye kadar ortak

olabilirler. Böyle bir hayvan, yedi kişiye kadar ortak olarak satın alınabileceği gibi,

alındıktan sonra veya elde bulunan büyükbaş hayvana yedi kişiyi geçmemek kaydıyla

başkaları da ortak edilebilir (İbn Nüceym, el-Bahr, VIII, 198). Ancak ortak olunan

büyükbaş hayvanın her bir hissesinin, yedide birden az olmaması gerekir (el-Fetâva’l-

Hindiyye, V, 376).

10. Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi var mıdır?

Dinimizde ölü kurbanı veya kabir kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak,

sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir.

Ayrıca, kurban borcu olup, hayatta iken vasiyet eden kişinin bıraktığı miras yeterli

ise mirasçıları tarafından vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir. Tâbiînden olan

Haneş’ten rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: “Ben Ali’yi (r.a.) iki koçu (birden)

kurban ederken gördüm de kendisine; ‘Bu da nedir?’ diye sordum. ‘Resûlullah (s.a.s.)

(sağlığında) kendi yerine bir kurban kesmemi vasiyet etti. İşte ben de onun yerine

kurban kesiyorum.’ cevabını verdi.” (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 2; Ahmed b. Hanbel, el-

Müsned, II, 420, 423)

Bu rivayette Hz. Ali, kurbanı kesme gerekçesi olarak Hz. Peygamberin (s.a.s.)

kendisine bunu vasiyet etmesini göstermiştir. Dolayısıyla bu hadis, eğer vasiyeti yoksa

ölü adına kurban kesileceğine delalet etmez.

Buna göre vasiyeti yoksa ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez.

Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına

bağışlamak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta

bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir.

Ölenin kendisi için kurban kesilmesine dair vasiyeti yoksa kesen kimse, bu kurban

etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de yiyebilir. Ancak ölen kişinin

vasiyeti varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir (Bilmen, İlmihal,

s. 395).

11. Kesimden önce kusuru tespit edilemeyen bir hayvanın, kurban edildikten

sonra hasta olduğunun anlaşılması ve etinin yenilmeyeceğine dair uzmanlarca karar verilmesi hâlinde, kurban dinen geçerli midir?

Bir hayvanın kurban edilebilmesi için, o hayvanda örfe göre kusur sayılan ayıplardan

birinin bulunmaması gerekir. Satın alınırken kurbana engel bir kusuru olan hayvan

kurban olarak kesilemez. Hayvan kusursuz olarak satın alınıp da alıcının elinde iken

kurban olmaya engel bir kusurun ortaya çıkması hâlinde, kişi zenginse ayıbı olmayan

başka bir hayvan alıp keser. Yoksulsa yeni bir hayvan alıp kesmesine gerek yoktur

(Merğînânî, el-Hidâye, VII, 160; Kâsânî, Bedâi‘, V, 68; Mehmed Zihni, Ni‘met-i İslam,

s. 880).

Kurbanlık hayvanın hasta olduğu, kesildikten sonra ortaya çıkmış ve sağlık

sebebiyle etinin imha edilmesi gerekmiş ise, bu durumda kurban ibadeti yerine

getirilmiş olur. Bununla birlikte kurban kesiminden sonra satıcıya rücu edilip kurban

bedelinin geri alınması halinde, alınan bedel tasadduk edilir. Şayet kurban bedeli satıcıdan geri alınamamışsa, kişinin yeniden bir kurban kesmesi gerekmez.

12. İki yaşını bitirmeyen ancak kapak atmış olan sığır cinsi büyükbaş

hayvanların kurban edilmeleri caiz midir?

Sığır cinsi büyükbaş hayvanların kurban edilebilmesi için, en az iki kamerî yaşlarını

bitirmeleri gerekir (Ebû Dâvud, Dahâyâ, 5; İbn Mâce, Edâhî, 7; Mevsıli, el-İhtiyâr, IV,

258).

Buna göre iki yaşını bitirdikleri kesin olarak bilinen sığır cinsi büyükbaş hayvanların

dişlerinin kapak atmaması, bu hayvanların kurban olmalarına engel olmaz. Yine dişleri

kapak attığı hâlde henüz iki kamerî yaşını doldurmamış olan büyükbaş hayvanlar da

kurban olarak kesilemezler. Ancak doğumu kesin olarak bilinmeyen sığır cinsi büyükbaş hayvanlar için kapak atma denilen iki ön dişin çıkması, o hayvanın kurban edilebilmesi için bir ölçü olarak kabul edilebilir.

 

13. Gebe hayvanın kurban edilmesi caiz midir? Kurbanlık hayvanın kurban edilmeden önce doğurması durumunda ne yapılmalıdır?

 

Gebe hayvanların kurban olarak da etlik olarak da kesilmesi uygun değildir. Ancak

kesilmesi durumunda da kurban ibadeti yerine gelmiş olur. Kurban edilmek üzere

belirlenen gebe bir hayvan kurban edilmeden yavrulayacak olursa iki yol izlenir: Ya o

yavru da annesiyle birlikte kesilir, fakat sahibi etini yemez, yoksullara verir. Yerse

kıymetini sadaka olarak vermelidir. Ya da kesilmez ve yavrunun kendisi ya da değeri

fakirlere sadaka olarak verilir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, IX, 466-467).

Yavru, anne rahminde iken anne kesilirse, bu yavrunun etinin yenilip yenilmeyeceği

konusu fukaha arasında ihtilaflıdır. Bu yavrunun eti İmam Ebû Hanîfe’ye göre

yenilmez, İmam Şâfiî, Ebû Yûsuf ve Muhammed’e göre yaratılışı tamamlanmışsa yenilir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 153).

 

14. Kısırlaştırılmış hayvanlar kurban edilebilir mi?

Çeşitli amaçlarla kısırlaştırılmış veya hadım hâle getirilmiş hayvanlar kurban olarak

kesilebilir (Kâsânî, Bedâi‘, V, 80). Bu durum kurban açısından herhangi bir eksiklik

oluşturmaz

15. Kurbanlık hayvanı elektrik veya narkozla bayıltarak kesmek caiz midir?

Dinimiz, tüm canlılara iyi davranılmasını emretmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.),

kesim esnasında hayvana eziyet edilmemesini emretmiştir.

(Bkz. Müslim, Sayd ve Zebâih, 57; Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 12)

Kurbanın bilinen klasik yöntemle kesilmesi asıldır. Bununla beraber kurbana fazla

eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla, kesim esnasında hayvanın

elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltılarak kesilmesi caizdir. Ancak

hayvanın bayıltıldıktan sonra ölmeden boğazından kesilmesi gerekir. Hayvan henüz

kesilmeden, şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenmez (DİYK 24. 02.

2010 tarihli karar; bkz. Mecma’u’l-Fıkh, Karârât ve Tevsıyât, 28 Haziran-3 Temmuz

1997 tarihli Karar, s. 314-318). Zira kurbanlık veya etlik hayvanın yenilmesinin caiz

olabilmesi için kesim esnasında hayvanın canlı olması gerekir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 133).

 

16. Memeleri kusurlu olan hayvan kurban edilebilir mi?

Hayvandan beklenen bir menfaati tümüyle yok eden veya hayvanın güzelliğini

ortadan kaldıran kusurlar, onun kurban olmasına engeldir. Buna göre ister doğuştan

ister sonradan memelerinin yarısı olmayan hayvan kurban olmaz. Aynı şekilde bir

hastalığa dayalı olarak memelerinin yarısının sütü kesilen hayvan da kurban olmaz.

Fakat bir hastalığa bağlı olmaksızın sütü kesilen hayvanın kurban edilmesinde bir

sakınca yoktur (el-Fetâva’l-Hindiyye, V, 368; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, IX, 469, 470).

 

(DİB Kurban Rehberi ve DİB web sitesinde bulunan Sıkça Sorulan Sorular bölümünden iktibas edilmiştir.)